Profilo di YuMmYuMmMMmmM:)Ben bu arayışlarn acısın...FotoBlogElenchiAltro ![]() | Guida |
|
24 giugno ..Bana devam et derdin ancak sen bitirdin oyunumu.Bu kalp içinde paramparça sildim attım onurumu.Bir tebessüm eserin olsa , çok görürdüm gururumu.VuRdUm;öfkem ön planda,kaybettin huzurunu.Bırakmamak gerekli tutulan ellerinden.Hayata tek seferlik ömrümün bu son kozuydu.Selağsı verilen benim,sevinmelisin bu kez gülümsemelisin.Kayıp giden ömür biter ki dalıp düşünmelisin. Sensiz tüm dakikalar kayıp ve korkak. Bakışlarımda ölümün maskesi. Kırık çıkık bu kalpte sillesi. Acıydı etkisi. Büyüktü hilesi .Kara çalan o gözlerinde saklı siyahın incesi. Anlaşılan o ki zamn hafıza bir kayıptı. Süzülen bu gözlerden tek bir damla yaştı. Aşikar sözün cevabı bilki hep aşikardı. Onca yanlış sonrasında BEN veririm kararı. Gecelerde saklı hayallerim-benim-Günlerim zati bitkin. Bırak çoğalsın anlımda çizgilerim-çoğalsın-hatra meraksız dosta tutmam kin-ben-kimim ben? Kimselerdeyim? Kime gider gelirim? Kimle üzülür, kimle gülerim? Beni anlaması için kimi görür gözlerim? Senelerim hasretle geçti, yoktu beklentim. Umutları ben tepmedim. Kadere boyun eğmedim. Sevdiğimi çok özledim hep kararı ben verdim. Erdim sandım,çok yakındık ancak ben bir Er’dim. Kırılgan olmak tek derdim, duyguları serdim. Şimdilerde çok pişmanım, BOŞUNAYMIŞ HER YAS. Gönl-ü yek zet mahlas… Kaç bakalım ne kadar kaçacaksın benden? Kimseden alamadığın o sıcaklık dalgalarına benim elimden. Yanar gözlerim, buharlaşır yaşlarım. Yara yar olmaz gayr-ı sevenden ve benden. Yellerim yıkık bu çevrede ve ellerim soğuktu her gece. SESSİZ. Hep yolumda bir bilmeceydi, sözlerim kaçardı benden. Bir şiirdim eskilerden. Karanlıktı önceden. İmzamı attım sadece. Kaç kere yenik düştüm kadere??? Yanına bulaşan ölüm müydü, yoksa bir küfür mü? Kaç yazardı yapılan her bir eylem? Kaç beyinde karşı gelen? Tek seferdi belki beklenen ve özlenen. Gözlenen çıkarların, gözüne soktum kalemi. Söylenen yalanların, özüne ittim geçmişi. Son dilekle kaldım yolda, yanıbaşımda bir dua. İzlerim derin bu yolda ve hayatta. Yarına bir yarayla vardım ancak çok derindi. Bir çocuk tanırdım eskiden, çaresizdi. Tanrı aldı benden, kırdı. Kimdi kalbe hükmeden ve yerle birdi duygular. Kimsesizdi, kelimelerdi. Eksilerde moralim. Eskiler kilerde saklar bildiklerini, gizli saklı kalır bense alenen ortadayım. Kendim olmanın çabasındayım. Sevdiğim yalan. Nefretin doruk noktasındayım-tepede- Karar benim, sonuçtan etkilendiğim sürece zarar benim kabulum, hep kırılan benim gururum. Anlamadığın kadar hasarlı kalbim –ölmüş- umudum son toprak parçasını da üzerime dökmüş –ört üstümü- Ezberimden sildiğim şarkılar kadar hatrın olsa, belleğimde yerin yok. Anımsamam ki en zor anda bile. Her anıyı atarım içime. Tek burada duranlarlayım, Geçip gidenle işim yok –olan var mı?- Puslu gözlerinde gördüğüm o gerçek nerelerde? Sanırım süren doldu Tanrım, sıradaki nerde? Biri gelir biri gidermiş öyleyse istifamı sunarım. Çok güzeldi duygularım kapandı perde---------------------------- Aşk Yalan,Aşk İnat Aşk !Aşk yalan aşk inat aşk…aşk işte.tanımlamaya ne gerek war.bende ki sen aşkın anlamı.gidip de dönüşü olmayan gece bende ki aşk yani bende ki sen.dönüşü olmayan yol bitişi olmayan mesafe.sevipte sevilmemek aşk.
Uzak kalmak insanlardan kaçmak sorulanlardan uzaklaşmak sevilenden anlamasın üzülmesin sevmesin diye.sensin aşk sen…ulaşılmazım…korkum…ağlayışım…intikam yeminim…kalbim… İçimde ki sızı nasıl geçer nasıl biter bu yanan ateş.senle mi sensizlikle mi yoksa…
Yoksası yok bu işin.yok var bu yürekte.sen yoksun.olayacaksın olmak istesende…çünkü barınabileceğin yürek seni taşıyamaz olacak sen geldiğinde o büyük sevgisinin yanına seni sığdıramayacak.istemeyecek seni…ben onsuz mutluyum diyecek ama yüreğim hiç bilmeyecek mutlu deilde numaracı olduğunu…beni bile kandırıyor ki seni hayli hayli kandıracak.sevmeyecek seni sevemeyecek…istemeyecek hatta…ama ben istiyorum yanımda olmanı.aşkını değil dostluğunu beklide ama seni istiyorum yanımda olmanı…
Sevgimi anlamanı bekledim ama artık sabrım tükenmek üzere…beklide tükendi de ben anlamıyorum…hala umut umut seni bekliyorum.yüreğine yerleşeceğim günü…
O gün hiç gelmeyecek beklide ama umudum öyle büyük ki bekleyecek seni…
Tükenmeyecek umudumdan bitmeyecek gururuna…
14 giugno Amin Amin :P:P:PRabbim 07 giugno Düşlemek Acı..Yığınla mutluluk kadar acıya da sahip çıkmasını biliyorum ben. Sen ne ilksin ne de son!
‘’ Nasıl buldun?’’
‘’Neden böyle şeyler yazıyorsun?’’ ‘’Bilmiyorum.’’ ‘’Hasta mısın sen?’’ ‘’Sanırım.’’ ‘’Birazda güzel şeyler yazmayı denesene.’’ ‘’Beceremiyorum.’’ ‘’Neden?’’ ‘’Nedeninin bilmiyorum.’’ ‘’Yaşadıklarınımı yazıyorsun peki?’’ ‘’Hayır yazdıklarımı yaşıyorum.’’ ‘’Yazma ozaman! ’’ ‘’Yazmadan duramıyorum! ’’ ‘’Saçmalıyorsun ..’’ ‘’Anlamıyorsun ..’’ Bu gece anladım,sen anlattın bana;ilk defa hiç konuşmadan anlattın..Benim en büyük düşmanım benim işte.
Nasıl görmek istiyorsan öyledir ya,ben seni fazla gördüm,olduğundan çok ama çok fazla. Ben yarattım bunu ve ancak ben yok edebilirim.Bana sadece ben yardım edebilirim.Bunu biliyorum artık. Teşekkür ederim sana kaçtığın için,saklandığın, tebessümlere sığındığın için,adımlarca uzağımda yürüdüğün,bunca yabancılaştığın için teşekkür ederim. Bu ölümü atlatacağım ben, kimseler görmeyecek. Öyle çok ölüm yaşadım ki,bir tanesi dışında hepsi yalanmış; inan .. !!!!Sen; Olmayacak anlarda yağan yağmurlar gibi girdin hayatıma .. Olmayacak şeylere inandırdın beni .. Olmayacak şeyler yaptırdın bana .. Olması gerekenleri reddettin.. Olmaması gerekenleri gerekli kıldın .. Seni bende kıldın .. Beni sensiz.. Hiçbişey istemiyorken senden sevginden öte.. Herşeyimi aldın benden ! Şimdi ne istiyorsun git nolur git.. Acıtma daha fazla. Dedin ya 02.07.2004 (bilirsin unutmam tarihleri takılırım ayrıntıya ..) ‘Bir gün ben gidersem çok üzülme tamammı küçüğüm die .. ‘ İşte ben ogün omzundayken senin okadar acıdım ki..En az şuan senin acıdığın kadar.. Görüyorsun dimi ben hiçbirşeyi silmedim atmadım .. Her anın aklımda her dediğin her sözün .. Ama okadar değiştiki herşey .. Geçen gece ağladın ya biliyorum acıtıyor ama ; İstemiyorum seni .. Çünkü artık halim yok seni sevmeye.. Her yanım okadar doluki yokluğunla ..Sana ayırcak yerim vaktim yok .. Şimdi ben gidiyorum çok üzülme tamammı küçüğüm .. 06.07.2007 O Kız ßenim !Sana başlangıç yapılmaz ki,yazarken...
Sen zaten başlangıcısın "sen" deyişimde,her satırımın...
Ne alfabeler,ne notalar,ne kağıtlar eskittim,satır satır akmak için... Bencilliğimle katlettim,aşk katili oldum,aşk için...
"Aşk" deyince,aklıma "sen" geldin.
"Sen" gelince,"ben" bitiverdim! "O"na yazıyorum, "sana" yazıyorum, "bize" yazıyorum... Koşturuyorum,acelem var.Daha anlatacak çok şeyim var...
Sana anlattım. Kendime anlattım. Bize anlatamadı(-ğı)m... İkimiz birden anlayabilirdik aslında...
Ben anladım. Ben anlattım. Sen... Bilmiyorum... Diyeceklerim bunlar değildi aslında.Hüzünle yoğurulmuş karanlık bir ufuk'tan sonra...Ufuk çizgisi karanlık bende...
Bende karanlık,
sende karanlık... Bir "aydınlık"a kavuşamadık! Hala koşuyorum."Tekrar"lardan sonra.
Ne anlatacağımı bilememenin acemiliği... Tüm zıtlıklar üşüşmüşler şimdi. Ben sıcak... Sen sıcak... Biz,sıcak... Bu "tekrar"ları sen anlayabilirsin ancak...
yalnızca sende! Dokunulmadık ellerin,en son sayfada... "Tekrar tekrar" sevdiğime... "Tekrar tekrar" seni seviyorum!...
Bazen diyorum ki... Çocukken sen,annen yaptığında kokusuna doyamadığın,sofraya konmasını sabırsızlıkla beklediğin o kurabiyenin hamuru olsaydım... Aslında ben o hamur gibi...
Yoğuruldum. Piştim. Sabrettim ve sana geldim... O hamur gibi olsaydım...
Pişirilip önüne konsaydım her seferinde,ömrünün sonuna dek... Ve sen hiç yemeye doyamasaydın...
Bazen diyorum ki... Çocukken sen yine...Peşinden koşturduğun,ağaca takılınca almak için saatlerce uğraştığın,gözün gibi koruduğun,çocukluğunun hazinesi o plastik top olsaydım...
Hep yanında saklasaydın. Vurup da acıtmasaydın... Bazen diyorum ki... Küçüklüğünden beri yadigar kalan,eskiciye vermeye asla kıyamadığın,baş köşende tuttuğun o televizyon olsaydım...
Çocukluğundan beri yanında...
Şimdi ise gözünün içine bakabilecek kadar yakın sana... Oysa ki ben...
ne kurabiye hamuruyum. ne o değerli plastik topun,çocukluğunun en güzel günlerindeki. ne de yadigar televizyon... Ben... Sana uzak...
Ama en yakın mesafede yağan yağmura rağmen şemsiyeyi açmadan,en uzakta,yolun en ucunda bekleyen,ıpıslak... O kızım... O kız,benim!... 29 maggio ...ben böyleyim işte biraz deli dolu aşık olunca kedi yavrusuu..:( canım istedimi küçük şeyleri takarım;olaycıyım
canım istediğinde büyük şeyleri bile takmam;umursamazım bazen kahkahalarla gülerim;eğlenceliyim bazen hıçkıra hıçkıra ağlarım;gerçekçiyim benimle oyun oynanmaz;mızıkcıyım merdivenleri çifter çifter inerim; aceleciyim hayatımın ilk ve son anlamı benim birşey yaptığımda kimin ne düşündüğünü takmam;bu benim hayatım kim ne derse desin, birileri dedi diye sevgimden vazgeçmem yalan söyleyeni affetmiş gibi görünsemde asla affetmem yemiş gibi görünsemde herkese atılan palavraları ben yemem.. herkes hattini bilsin dostlarıma laf söyletmem bende böyleyim işte biraz deli biraz dolu aşık olunca kedi yavrusu......................... 22 maggio Ölüm İle Hayat Arasına ÇİZEBİLDİĞİM Tek Mutluluğumdun! Biz seninle hiçbir zaman aynı cümlenin içinde bile anılmadık.. Ne ben acılarını sırtlamış cümlenin yüklemi olabildim ne de sen mutluluklarımın gizli öznesi olabildin..Biz sadece hasrete prangalı iki yürek olduk....Biz ayak uçlarındaki karlara aldırmadan güneşli sabahlara doğmayı özenen iki deli gelinciktik..Zamansız açtık baharlara.. Zamansız uyandık kış uykularından.. Birbirimizin yüzünde gördüğümüz gülüşleri bahar sandık..Oysa biz kökleri toprakta kalacak bir gelinciğin bir kış sabahı güneşe gülümsemesi kadar imkansızdık…Hayat yolculuğunda sırt sırta verdik zannederken sırtlarımızın arasına örülü hasret duvarlarını göremedik..Belki de görmek istemedik.. Ne zaman duvarları aşmak istedik işte o an esir düştük imkansızlığa… İşte o zaman yenik düştük zamana.. Senle ben , hiçbir zaman “ biz “ olmayı başaramadık… Başaramadık işte.. Belki de seninle biz ayrı cephelerde savaşan iki kılıç ustasıydık… Kendimizi hep aramıza örülmüş hasrete kılıç sallar bilirken meğer biz kendi yüreklerimize kılıç sallamışız… Hadi git sevgili.. Rüzgara karşı savaşmayı bırak… Hadi git.. Dağlar devrilmişken omuzlarıma, yalnızlık düşmüşken sokaklarıma git.. Git diyorum sana..Kapıyı biraz arala ve git.. Bana verdiğin ne varsa her şeyi topla ve git.. Bekletme ” seni” bekleyenleri… Bekletme kapımda beni sonsuzluğa gömecek yetim kelebekleri…Hadi git.. Her harfine ölümler beğendiğim adımı dudaklarımdan sökerek git.. Bana çıkan tüm sokakları sil adres defterlerinden.. Yaşayıp da kendi yüreğine bile ispat edemediğin bu sevdayı “ mutluluk bakiyelerden” düş gayri.. Gözlerime demir pervazlardan ölüm göz kırpıyorken durma git … Hadi git sevgili... Adınla başlayıp adınla bitiremediğim cümleler kadar yalnız bırak beni.. Durma karanlıklarımda, durma hatıralarıma.. Git sadece.. Bırak hayat boyu sensizlik yerine ölümler diz çöksün ayak dibime… Bırak günahların dökülsün soğuk ellerinin gezindiği kücük avuç içlerime.. Hadi git sevgili.. Biz seninle rüya olmaktan öteye geçemedik.. Hiçbir zaman acıyı sırtlanıp mutluluğa gülümsemedik.. Hadi git…Dudaklarında daha fazla kanamasın pişmanlıkların. Daha fazla ağlamasın hatıraların.. Hadi git sevgili.. Hadi git..Çıktığın kapıdan ölüm gelsin ayak uçlarıma.. Bırak gözlerin mapusluğum, yüreğin sonsuzluğum olsun.. Hadi git… Durma sabahı olmayan karanlıklarımda.. Daha fazla üşütme ellerini karı, boranı eksik olmayan kışlarımda... Daha fazla bekleme yamalı cümlelerimde. Git diyorum sana.. Git.. Beni “ bana “ bırakma…Hadi kapıyı arala ve git.. Kapat tüm ışıkları.. Ve git hadi.. Çıktığın kapının ardından ölüm gelsin gayri..
21 maggio ..Kendimden yoruldum. Sürekli maske takmaktan ,içim kan ağlarken insanlara gülmekten yoruldum .Çok sinirliyken bile sakin olma zorunluluğundan yoruldum.Hıçkırarak ağlamak isterken,gözyaşlarımı içime akıtmaktan,delice severken; içimden dağlara denizlere hoyratça esen rüzgara,toprağa, kuşlara ``Seviyorum`` diye haykırmak isterken ,susmaktan yoruldum.Mavinin her tonunda kaybolmak isterken,siyaha esir olmaktan yoruldum.Kendimden yoruldum.Hep güçlü olmak ne zordur .Hep sorumluluk sahibi olmak...Her zaman haklı olmak, herseyi bilmek zorunda olmak...Ruhum yoruldu .Çocukken genç olmak gençken olgun olmak çok zor.. Yoruldum... Çabuk tükettim ömrümü,yarınlarımı..... Umutlarımı..... Duygularımı....... Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim.Oyunun adı hayat,başrolde ben ,yardımcı oyuncular;
*sevgi,
*aşk,
*acı,
*geçmiş
Senaryo konusu HERŞEYE RAĞMEN MUTLU OLMA SANATI ve oyun bitti..perdeler indi, ışıklar söndü.Kendimden yoruldum. ...... |
|
|